TTAV


YAŞAMI
LOZAN KONFERANSI


Konferansın ilk genel toplantısı 21 Kasım 1922 günü yapıldı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı İsmet(İnönü) Paşa temsil ediyordu. Görüşmeler tartışmalı, hırçın ve çok ateşli geçiyordu. İsmet Paşa sadece genç Türkiye'nin temellerini atacak olan anlaşmanın uğraşını değil, geçmişin de savaşını vermek, geçmişin de sorumluluğunu yüklenmek durumunda bırakılıyordu. Gazi Mustafa Kemal'in deyimi ile "Yüzyıllık hesaplar görülüyordu ". Kapitülasyonlar, Azınlıklara verilen haklar, kendi ülkesinde insanca yaşama hakkının elinden alınmış olması, geçmişteki tüm mali sorumluluklar ve daha benzeri pek çok husus "Yüzyıllık Hesaplar"dı. Lozan Konferansında İsmet Paşa'nın üstesinden gelmek zorunda olduğu pek çok husus vardı. Sevr'in getirdiği şartların tümünü ortadan kaldırmak ve yerine Türk ulusunun, bağımsızlığını kendi eline alarak insanca yaşayacağı bir anlaşmayı imzalamak ve Konferansa katılan delegelere imzalatmak. Elbette bu kolay bir iş değildi. İsmet Paşa bir yandan geçmişin hesabını vermek durumunda bırakılırken diğer taraftan bağımsızlığın mücadelesini veriyordu. "Hasta Adam" diye adlandırılan, yıkılmış bir imparatorluğun kalıntıları üzerine yeni bir devletin kuruluşuna temel olacak antlaşmayı onaylatmak kolay değildi.

Bununla beraber Lozan Konferansında yüzde yüz olumlu sonuç alınacağından emin olduğunu belirten Gazi Mustafa Kemal Paşa şöyle diyordu:
"Çünkü, gerçekte bu temel haklar, güçle, kuvvetle ve liyakatle alınmıştır. Konferans masasında istediğimiz, gerçekte elde edilmiş olan hakların yöntemine göre yazılıp, onanmasından başka bir şey değildir."
Çetin mücadelelerle geçen Lozan Konferansı 4 Şubat 1923 günü kesilir İsmet Paşa yurda döner. 18 Şubat 1923 günü Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Paşa Eskişehir istasyonunda buluşarak Ankara'ya gelirler. Ancak Gazi'ye dolayısıyla da İsmet Paşa'ya karşı olanlar, Lozan görüşmelerinin kesilmesini İsmet Paşa'nın tutumuna bağlayıp, mecliste günlerce ateşli ve hırçın konuşmalar yaparlar. Neticede Gazi Mustafa Kemal'in yapıcı ve yatıştırıcı konuşmaları sonucu tartışmalar bir anlamda sona erer. Ve zaten 23 Nisan 1923'te de Lozan Konferansı'nın ikinci aşaması başlar. Nihayet 15 Temmuz 1923 günü bir telgrafla anlaşmanın imzalanması için İsmet Paşa yetki ister. Ancak aradan geçen zaman içersinde cevap alamayınca, 18 Temmuz 1923 günü Mustafa Kemal'e bir telgraf çeker. Telgraf şu cümlelerle noktalanır:
"Eğer hükümet, kabul ettiğimiz şeylerden dönmemizde kesin olarak direniyorsa, bunu biz yapamayız. Düşüne düşüne benim bulduğum yol, imza yetkisinin bizden alındığını İstanbul'daki komiserlere (İtilaf devletleri komiserleri) bildirmektir. Bu durum, bizim için yeryüzünde görülmemiş bir utanç olursa da yurdun yüksek çıkarları kişisel düşüncelerin üstünde olduğundan Ulusal Hükümet, işi kendi görüşüne göre yürütür. Hükümetten teşekkür beklemiyoruz.

YAPTIĞIMIZ İŞLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ULUSA VE TARİHE BIRAKILMIŞTIR.

yukari

Designed by Ferruh DINCKAL.
Copyright © 1999. All Rights Reserved.